• omzuma bacağını yaslayabilirsin

    .
    Iste bu.
    2 ... alpagu acar
  • omzuma bacağını yaslayabilirsin

    .
    Vay çakal vay.
    2 ... gaddar davud
  • omzuma bacağını yaslayabilirsin

    .
    (bkz: inanma seni sikecek)

    Beybi!
    7 ... fistingci sahap
  • omzuma bacağını yaslayabilirsin

    .
    Meriçlikte level atlatan ifade.

    Sonunda gördük gerçek yüzlerini bunların.
    7 ... moon tripper
  • soğuğu en pis memleket

    .
    (bkz: balıkesir)

    Milletin kombisi patlamıştı.
    5 -1 ... moon tripper
  • iki insan birbirini en iyi ne zaman tanır

    .
    Borç alıp vermede.
    10 -1 ... moon tripper
  • roma imparatorluğu

    .
    Roma imparatorluğu MÖ 27'de Augustus'un Roma'nın mutlak idarecisi olmasıyla başladı.
    Augustus ve halefleri kendi iktidarlarını haklı göstermek ve korumak için Roma Cumhuriyeti'nin dilini ve görünüşünü devam ettirmeye gayret gösterdiler.
    Augustus'tan itibaren imparatorlar daha fazla anıtsal yapı inşa ettirmiş, böylece Roma şehri dönüşüme uğramıştır.

    Roma Cumhuriyeti, MÖ 27'de Julius Caesar'ın Augustus olarak anılan evlatlık oğlunun Roma'nın hakimiyetini eline almasıyla Roma imparatorluğu oldu. Augustus, kendisinin yegane hükümdar olduğu ve bütün önemli kararları kendisinin aldığı otokratik bir yönetim biçimi oluşturdu. Her ne kadar onu Roma'nın ilk imparatoru olarak adlandırsak da, Augustus veya ondan sonraki yöneticiler kendilerini kral veya imparator olarak adlandırmamışlardır. Kendilerine princeps, yani ilk yurttaş, veya primus inter pares, yani eşitler arasında birinci demişlerdir. Bu ünvan seçimi Cumhuriyet döneminde oldukça önemli olan, iktidarın sınırlandırıldığına yönelik izlenimi korumuştur.
    Augustus iktidarı döneminde Roma'nın topraklarını genişletmedi. Başa geldiğinde Roma en geniş sınırlara ulaştığı döneme yakın bir hakimiyet alanına sahipti. Ancak Augustus ve ardılları tarafından gerçekleştirilen birçok reform Roma'nın ekonomik yapısına ve iç politikasına derin ve kalıcı bir etki bıraktı.
    Roma barışı MÖ 27 ile MS 180 yılları arasını kapsayan, Roma'daki hakimiyetin genel olarak istikrarlı olduğu ve savaşların daha az yaşandığı döneme verilen isimdir. Bölgesel isyanlar ve sınırlardaki savaşlar gibi çatışmalar mevcuttu ancak imparatorluk, MÖ 1. yüzyılın büyük bir kısmını kapsayan iç savaşlar gibi olayları yaşamadı. imparatorlar ve Senato, seçimlerin büyük bir kısmını kontrol altına aldı ve kimi göreve getirmek istedilerse onu seçtiler. Bu sebeple haklarında tartışacak daha az seçilmiş siyasi makam bulunuyordu.
    Augustus bir dizi zarar verici iç karışıklığa son verdi. iç istikrar dış ilişkileri olumlu bir şekilde etkiledi. Augustus'un oluşturduğu siyasi ve toplumsal yapıların birkaç yüzyıl boyunca büyük bir değişim yaşamaması sayesinde Roma imparatorluğu Hindistan ve Çin ile düzenli ticaret yapma olanağı buldu. Bu ticaret daha sonra Roma'nın maddi zenginliğe barışçıl yollardan ulaşmasına katkıda bulunacaktı.

    Augustus ve halefleri Cumhuriyet'in görünüşünü devam ettirmek için çabaladılar ancak fiilen uyguladıkları yönetim mutlak iktidara yakın bir yönetimdi. Cumhuriyet döneminde iktidar birçok makam sahibi arasında paylaştırılıyordu ve kısa dönemlerle sınırlandırılmıştı. Augustus bu makamları ve getirdiği güçleri kendi eline alarak sistemi değiştirmiştir, ancak makamların ayrı olma özelliğini koruyarak bunların başkasına devredilebilme ihtimalini teorik olarak ayakta tutmuştur. Örneğin, Augustus hem yüksek rahip vergilendirme amacıyla sayımları denetleyen kişi ünvanını elinde bulunduruyordu ancak bu makamlardan hiçbirini kendi başına geçersiz kılmadı.
    Augustus'un ordu üzerindeki kontrolü yeni iktidarının önemli bir parçasını oluşturuyordu. Cumhuriyet döneminde seçilmiş konsüller bir yıllık görev süreleri boyunca askeri kumandan olarak hizmet ediyorlardı. Bu durum özellikle MÖ 1. yüzyıldaki iç savaşlar sırasında uygulama anlamında bazen değişiklik gösterdi, ancak birine tanınan askeri yetkinin geçici olduğu düşüncesi Romalılar için önemini kaybetmedi. Bu sebeple Augustus askeri gücü sınırsız olarak elinde bulundurmak yerine Roma lejyonlarının çoğunluğunun bulunduğu en tehlikeli Roma eyaletlerinin vekilen valisi olmuştur. Bu akıllıca bir hareketti çünkü Augustus ordunun kontrolünü eline alırken bunu Romalıların iyiliği için yapıyormuş gibi görünüyordu.

    imparatorluk süresince Roma parası ekonomik bir araç olmakla beraber aynı zamanda politik de bir işlev görmekteydi. Augustus’un üvey babası Julius Caesar, madeni paralar üzerine kendi portresini bastıran ilk Romalıydı ve Augustus bu uygulamayı sürdürdü. Caesar'dan önce sadece ölü Romalılar veya tanrılar madeni paralar üzerine basılıyordu. Madeni paralar üzerine o dönemki imparatorun portresinin basılması ekonomik güç ve imparator arasındaki ilişkiyi güçlendirirken, Romalıların imparatora olan bakışının şekillenmesinde yardımcı oldu. imparatorlar paralar üzerinde aile üyelerinin, siyasi müttefiklerinin ve özellikle seçtikleri haleflerinin tasvirlerini koyarak onları halka sevdirmeye çalışmışlardır.

    Romalılar tarafından kullanılan teknoloji Cumhuriyet ve imparatorluk dönemleri süresince genel olarak değişime uğramadı ancak Augustus yolların, su kemerlerinin ve kanalizasyonların yapımı gibi kamusal işleri denetleyen sistemleri değiştirdi. Bu işlerin yapımı ve bakımıyla ilgilenen görevlilerin konumlarını kalıcı hale getirdi. Bu yeni sistem projelerin denetlenmesinde hesap verilebilirlik sağladı. Aynı zamanda imparatorun, destekçilerini önemli ve güvenli işlerle ödüllendirmesine olanak sağladı.

    Augustus çok sayıda tapınak, yeni bir forum, hamamlar ve tiyatrolar inşa ettirdi ve yapımını destekledi. Anıtsal bir kemeri ve Augustus barışının sunağı olan ünlü Ara Pacis'i diktirdi. Bu projeler Augustus'un iktidarını pekiştirmesine yardımcı oldu ve ayrıca şehri güzelleştirmek ile yangın riskini düşürmek gibi elle tutulur amaçlara da hizmet etti. Ayrıca taş yapılar Roma tarihinde sık sık mülklere zarar veren ateşe karşı daha dayanıklılardı. Kendinden önceki varlıklı ve önemli Romalılar gibi Augustus da Roma şehrinin Palatine Tepesi'nde, sıradan bir Roma evinde yaşıyordu. Bu da onun varlıklı vatandaşlardan herhangi biri olduğu izlenimini veriyordu. Sonraki imparatorlar Palatine Tepesi'ne yerleşmiş ve orada bir imparatorluk sarayı inşa ettirmiştir.

    Flavius hanedanından olan imparatorlar birkaç tapınağın, bir stadyumun ve bir odeumun (müziklerin ve oyunların sahnelendiği bir bina) yapımına ve restore edilmesine katkı sağladılar. Colosseum Vespasian'ın desteğiyle inşa edilmiştir. Domitian Palatine Tepesi'nde daha büyük bir saray inşa ettirdi ve ayrıca Titus Kemeri dahil birçok anıtsal yapının inşa edilmesini sağladı . Bu projelerin önemli bir kısmı Vespasian ve oğlu Titus'un kumandan olarak görev aldığı Yahudi Savaşı'ndan elde edilen yağma geliri ile inşa edildi.

    Roma imparatorluğu MS 117'de imparator Trajan döneminde en geniş sınırlarına ulaştı. Trajan'ın ölümünün ardından kısa sürede Mezopotamya'da fethettiği bölgelerin çoğu kaybedildi ancak bundan sonra Roma'nın sınırları nispeten istikrarlı bir hal aldı. Sınırların istikrarlı olması dış politikaya yeni bir bakış açısı getirdi. Cumhuriyet ve erken imparatorluk döneminde ordu, bölgeleri fetheden, yağmayı geri getiren ve insanları köleleştiren bir çeşit genişletici güç olarak karşımıza çıkmaktaydı. imparatorluğun sonraki dönemlerinde Roma lejyonları sınır bölgelerinde konuşlandırıldı ve istihkamlar inşa etmek, kamu görevlerini yerine getirmek ve insanlar ile malların hareketlerini düzenlemek gibi savunmaya yönelik işlerle görevlendirildiler. imparatorluk döneminde Roma dış politikası, sınırlarda yaşayan insanları kontrol etmek ve askeri müdahaleden çok siyasi müdahale ile harekete geçmek yönündeydi.

    Augustus'un reformları işleyişini temel anlamda yeniden düzenlemişse de, sıradan Romalıların yalnızca küçük bir kısmı günlük hayatlarında önemli bir değişim hissetmişlerdi. Augustus'un reformları toplumsal ve ekonomik yapılarda dikkate değer bir değişim yaratmamıştı. Büyük ölçekli inşa projeleri ve artan dış ticaretin Roma vatandaşlarına sunduğu ürünler, bilgi ve eğlence artmış olsa da bu değişiklikler onlar tarafından eski soylu efendilerinin imparator olarak değişmesi olarak algılanmış olabilir. imparator bütün Romalıların efendisi olmuştur artık.
    11 ... gerisi senden zekasi benden
  • ingilterenin yönetim şekli

    .
    Büyük Britanya parlamentarizmin beşiği kabul edilir. Devlet resmen bir monorşi olmasına karşın, iktidar parlamentoya karşı sorumlu olan başbakanın elindedir.

    ingiltere, Galler, iskoçya ve Kuzey irlanda’nın üye ülkeler olarak yer aldığı Birleşik Krallık bir parlamenter monarşidir. Yazılı olmayan bir anayasaya dayanır; yani anayasa tek bir belge halinde düzenlenmemiştir. Siyasal kurumlar monorşi, hükümet ve parlamento aralarındaki ilişkilerle birlikte yüzyıllar içinde yürürlükteki yasalardan ve görenek hukukundan doğmuştur. Bu bakımdan bütün iktidar sonuç itibariyle parlamento denen yasama organına dayanır. Yakın zamana kadar Birleşik krallık merkez bir yapı çerçevesinde başkent Londra’dan yönetilirdi. Şimdi ingiltere dışında her ülkenin belirli alanlarda bağımsız kararlar alma yetkisine sahip kendi parlamentosu vardır.

    Hükümdar krallığın devlet başkanıdır ve teorik olarak yürütme, yasama ve yargı erklerini kişiliğinde birleştirir. Ama uygulamada erkler her demokraside olduğu gibi ayrıdır ve yüzyıllardan beri görenek hukuku uyarınca monarşi sadece sınırlı bir siyasal rol oynamıştır. Günümüzde ülkenin tarihsel sürekliliğinin timsali olan tahtın üstlendiği konum törensel işlevlerle sınırlıdır. Devlet başkanı genellikle hükümetçe hazırlanmış olan yıllık ‘’Kraliçenin Mesajı’’nı okur.

    Yasama yetkisi Lordlar Kamarası (üst meclis) ve Avam Kamarası’ndan (alt meclis) oluşan iki kanatlı parlamentonun elindedir. Eskiden Lordlar Kamarası’na sadece kalıtsal soyluluk unvanı taşıyanlar girerdi. Günümüzde ileri gelen din görevlilerinin yanı sıra devlete hizmetlerinden dolayı soyluluk payesi verilmiş sıradan kişiler de bu mecliste yer almaktadır. Lordlar Kamarası’nın yüksek mahkeme makamı gibi işlevleriyle birlikte yasama sürecine katılımı da büyük ölçüde daraltılmıştır. Bununla birlikte yasalar tavsiye edebilir ve bir yıllık süreyle tasarıların geçişini önleyebilir. Asıl yasama yetkisini demokratik biçimde seçilmiş Avam Kamarası kullanır. Bu meslis hükümeti denetler ve gerektiğinde istifaya zorlayabilir.

    iktidar merkezinin başında bulunan başbakan, kabinesiyle birlikte yürütme erkini kullanır. Avam Kamarası’nda çoğunluğu elde eden siyasal lider hükümdarca başbakanlığa atanır. Başbakan kabinenin çoğunlukla Avam Kamarası’nın dışından seçilen üyelerini belirler, onların çalışmalarında eşgüdümü sağlar ve hükümet politikalarının yol gösterici ilkelerini saptar. Beş yıllık bir dönem içinde sonraki seçimlerin kesin tarihini belirleme yetkisi vardır.

    ABD’nin siyasal sistemindeki katı güçler ayrılığının aksine, Büyük Britanya’nın yürütme ve yasama erkleri sıkı biçimde iç içedir. Hatta ingiliz parlamentarizmi geçici bir ‘’seçilmiş diktatörlük’’ olarak nitelendirilir; çünkü parlamento çoğunluğu sayesinde hükümet, karar alma sürecinde isteğine ulaşmasını sağlayacak neredeyse sınırsız yetkilere sahiptir. Demokratik denetim öncelikle hükümet ve muhalefet partisi arasındaki çekişmeye dayanır. Güçler ayrılığı açısından, yargı bağımsızlığının gelecekte güçlendirmesi gerekir. ‘’Soylu hukukçular’’ yerine bir yüksek mahkemenin kurulması yargının meclisten ayrılmasını sağlayacaktır.
    15 ... gerisi senden zekasi benden
  • sözlük erkeklerinin meme duası

    .
    aysel, parmak arası terliklerinle beraber güle güle sana.
    7 ... her salcaya maydanoz
  • ay ışığını kullanarak kitap okumak

    .
    zor olur ama ezbere bildiğiniz şiirler olabilir.
    14 ... her salcaya maydanoz
  • cilveleşilen kızın serserisin ama seviyorum demesi

    .
    kızlar piç sever, doğrudur, cilveleşir, ama o kadar.
    11 ... her salcaya maydanoz
  • çok güzel bir kızı yemeye çıkarmak

    .
    masa kurulur, papatyalarla süslenir, nefis bir balık, beyaz şarap, hoş bir sohbet.
    18 -1 ... her salcaya maydanoz
  • incir ağacı

    .
    incir ağacı

    incir ağacı,

    'yapraklarından ayrılmayı, gururuna yedirememiş,
    tombiş gövdeli, neşeli bakan incir ağacı.'

    neşeli kuşlar dans etsin dalların da,
    özlemle sarılsın, kocaman kollarına,
    minik öpücükler kondursun,
    sararmaya yüz tutan yeşil yapraklarına,

    incir ağacı, ballı meyvelerine
    ne oldu,
    neden o yapraklarında ki kara lekeler,
    sonbaharın sarı güneşleri mi vurdu,
    yüreğime vurmasına izin vermediğim soğuğa.

    çıplak halimi mi görmeyi merak ettin; sarı
    yeşil karışımı büyük yapraklar yerine.

    büyük antik kentler de var olan geçmişi bugüne taşıyan incir ağacı,
    sevdiceğime görsel şölen mi veriyorsun,

    'denizimsi'
    17 ... her salcaya maydanoz
  • gecenin şarkısı

    .
    https://www.youtube.com/w...amp;start_radio=1&t=2+
    11 ... her salcaya maydanoz
  • birinin kokusunu özlemek

    .
    kişinin kendi teninin doğal kokusu olmalıdır kokladığın.
    parfümsüz,
    tıraş sabunsuz. boynunu kokladığın da aldığın.
    vücut sıcaklığına, salgıladığı hormonlara, beslenmesine göre değişir.
    bebekler mesela, sütle karışık hafif ekşi ter kokarlar.
    babam güven kokardı,
    bazen de kokusunu ayırt edemezsin....

    kokun kokusuna karışıp üzerine sindiğinde.

    'denizimsi'
    16 ... her salcaya maydanoz
  • az bilinen görgü kuralları

    .
    anladın mı demek.

    anlatabildim mi canım.
    22 -2 ... her salcaya maydanoz
  • sözlük memelerine özgürlük platformu

    .
    ilk başları çıktığın da utanırsın,
    kambur durursun, gözükmesin diye,
    anan kızar dik dur kambur kalacaksın diye,
    utanılacak bir şey yoktur aslında,

    başkaldırı devam eder,
    bu sefer kontrol edersin,
    kalem durmasın diye.

    hayat, zaman...

    memelere özgürlük.
    11 ... her salcaya maydanoz
  • erkekler bikini bölgesini ağda yaptırsın mı

    .
    şeker, limon birazcık su ile yapılır,
    bez kullanabilirsiniz.
    burnunuzda ki kıllar için uygulanabilir mi bilmiyorum.

    ya da kulak kılları için.
    15 ... her salcaya maydanoz
  • sıcak tebessüm

    .
    sıcacık mı?

    ekmek gibi,
    fırından yeni çıkmış,
    kokusu burnumda,
    ucunu ısır,
    ağzına dağılsın...
    ah bir de ezine peyniri ile tereyağı
    olsa,
    hey hey
    kurumuş kalpler,
    eriyin.

    'denizimsi'
    25 ... her salcaya maydanoz
  • kim dokunduysa sana ona git

    .
    yüreğime mi?

    bedenime mi?

    aklıma mı?

    ona gitmek lazım...

    'denizimsi'
    25 -2 ... her salcaya maydanoz