• din halkı uyuşturan bir afyondur

    1.
    “Din halkı uyuşturan bir afyondur”

    (Karl Marks)

    -----------------------------------

    Karl Marks, Hegel’in hukuk felsefesini eleştirirken, insanın Tanrı ihtiyacının maddî ve felsefî temellerini anlamaya çalışmıştır.

    Marx’a göre din, olumlu özellikler taşıyan bir “yanılsama”dır;

    acı çeken insanın “tesellisi”dir.

    “Din halkı uyuşturan bir afyondur” ifadesini bu anlamda kullanmıştır.

    Marx’ın sözleriyle din, ezilen varlığın,
    “iç çekişi/inleyişi”,
    taş yürekli dünyanın vicdanı,
    “ruhsuz maddi koşulların ruhu”dur.

    Marx’a göre, bu “yanılsama”yı yok etmeye çalışmak yersizdir;

    gereken, ona yol açan ortam ve koşulların ortadan kaldırılmasıdır.

    Biz
    (bizim gibi düşünenler)

    dine değil, dinin siyasallaştırılmasına,

    caminin ya da tarikatların toplum üzerinde dini-ideolojik egemenlik kurmasına,
    bugünün toplumunu 7. asrın kurallarına göre biçimlendirme girişimine karşıyız.

    insanları dinsizleştirmek,
    onların inançlarıyla alay etmek ya da din karşıtı propaganda yapmak hiçbir zaman bizim gibi düşünenlerin işi olmamıştır.

    Peki biz hangi toplumun bireyleriyiz?

    Biz,

    (Bizim gibi düşünenler)

    Mustafa Kemal ve arkadaşlarının kurduğu,
    aydınlanma ve ilerleme düşüncesine bağlı laik toplumun,
    devrim kanunlarıyla kurulan Cumhuriyet’in fertleriyiz.

    Tarikat-ticaret-Cemaatin içinde Tanrı’nın kulu değil,
    laik hukuk devleti içinde özgür yurttaş olma bilinciyle yetişen Bu bilinç sayesinde Atatürkçü olan cumhuriyet devrimlerinin öğretmenlerinin yetiştirdiği öğrencileriz.

    Biz buyuz!

    (Cumhuriyetin öğretmenlerine minnettarız)

    din halkı uyuşturan bir afyondur
    18 -3 ... nana godi
  • iş görüşmelerinde en sık sorulan sorular

    1.
    iş görüşmelerinde en sık sorulan sorular

    iş görüşmelerinde en sık sorulan sorular

    ---------------------------------

    - Görüşmeye gideceğiniz firma hakkında bilgi toplayın,borsaya kote bir şirket olup olmadığına bakın
    Borsaya açık bir şirketse bilançosuna ve faaliyetlerine göz gezdirin hatta ezberleyin, görüşmede bu bilgiler sorulacak ve işe yarayacaktır.

    Benzer Görüşme sorularından en fazla sorulanlardan bazıları:

    -Bana kendinizden söz edin.

    -Arkadaslariniz sizi nasıl tarif eder?

    -Çok sayıda aday arasında sizi niçin tercih edelim?

    -En güçlü ve en zayıf olduğunuz yanlarınızı anlatır mısınız?

    -Sizin açınızdan ideal bir iş nasıl olmalıdır?

    -Eğitiminiz ya da meslek hayatınızla ilgili planlarınız neler?

    -Amiriniz haksız bir eleştiri yaptığında tepkiniz ne olur.

    -Hayatınızda sizi en çok etkileyen kişi kimdir?

    -Sizi en çok zorlayan bir durum ya da olayı anlatın.

    -Neden bizimle çalışmak istiyorsunuz?

    -iş yaşamınızdaki en büyük başarısızlığınızi anlatın?

    -Hiç işten çıkarıldınız mı, neden?

    -Yalnız mı yoksa ekip içinde mi çalışmayı seversiniz?

    -Mesleğinizin en sevdiğiniz ve en sevmediğiniz yanları nelerdir?

    -Boş zamanlarınizda ne yaparsınız?

    -Daha önceki işleriniz size neler öğretti?

    -Alanınızda ne gibi deneyimlere sahipsiniz?

    -Bir de klâsik bir soru var, beş yıl sonra kendinizi nerede görmek istiyorsunuz diye.
    Burada mütevazi olun,şirketim benden en iyi faydalanacağı konumu benden iyi bilir deyin.
    işbirliği ve dayanışma, şirket menfaatine yatkın olduğunuz mesajını da böylece kibarca iletin.

    (Hadi, hayırlı olsun)
    23 -1 ... nana godi
  • biraz şarap ve tuza banılmış ekmek

    1.
    biraz şarap ve tuza banılmış ekmek

    "Kalmak biraz da kendinden gitmekti.”

    Ne bileyim..

    Daha kolay gibiydi Hayata başka pencereden bakmayı reddetmek.

    Oysa kalmak zordu.

    Uyum sağlamayı öğrenmek demekti,
    Bazen hayata itaat etmek,
    bazen isyan etmekti.

    Bazen topluma uyup o koyunların arasına karışmak demekti,
    Yani sivri kenarları mı yuvarlamak demekti.

    Gözlerine baktım,
    Kal diyordu,
    Ellerim ellerine gitme diyordu.

    Kafam karışık,
    Düşüncelerim darma dağınıktı.
    Odaklanamadığı mı gözlerimden anladı,
    Kalmak istemediğimi sanmıştı.
    Kalmak istiyordum halbuki,
    ilk defa deneyerek.

    Gücü onun deniz gözlerindeki cesaret dolu tutkudan alacaktım,
    Belki ikimiz yapabilirdik.

    Neden olmasındı ki?

    Aşk, isa’ nın ekmeği gibiydi
    Herkese yeterdi,

    Biraz şarap ve tuza banılmış ekmek.

    "Ruhumuzdaki altyazılar"
    22 -4 ... nana godi
  • biyolojik geri bildirim

    1.
    biyolojik geri bildirim

    1-Stres yönetimi
    (genel müdürün fırça attığı durumlarda lazım olur diye cebinizde bulunsun)

    2-Nefes egzersizleri
    (Evde sevgiliniz ile tartistiginizda itina ile kendinize ayar çekmeniz gerektiğinde kullanılır)

    Not:Ahmet Kural bunlardan bihaber olduğu için sevgilisi sıla' nın kafasında cam kül tabağı ziyaret ettirmiştir.

    Biyolojik geribildirim;

    genel olarak insan bedenindeki fizyolojik tepkileri,
    (el sıcaklığı, ter bezleri aktivitesi, solunum hızı kalp atışı hızı, kan basıncı ve beyin dalgaları paternlerini)
    ölçmek için bir takım araçlardan faydalanan bir terapi tekniğidir.

    Bu araçlar, vücut sistemleri üzerinde hastaya geribildirim verir ve kişi daha sonra bu sistemleri nasıl değiştirmesi gerektiğini öğrenir.

    "Bilesim geldi"
    29 ... nana godi
  • sıcak tebessüm

    1.
    sıcak tebessüm

    az şekerli ve bol telveli türk kahvesi.

    yanında sıcak tebessüm lütfen,

    bir dilim de tereyağ sürülmüş aşk,

    zeytinyağında az pişmiş masum hayallerle,

    bir bardak kırılmış gönül getirsinler.

    yanaklarım sıcacık,

    kulağımda dalga sesleri..

    "Şiiren"
    52 -2 ... nana godi
  • benim ki hep ortada durur

    1.
    benim ki hep ortada durur

    Bir tuhafiyecinin yanında çıraklık yaptığım yaz tatili bitmiş, okul açılmasına on gün Kala, Orta üçüncü sınıfa hazırlık için kitap defter alma telaşı başlamış,
    yazlıklardan
    Dönen Arkadaşlarımın hayali tatil aşkları aramızdaki magazin haberlerinin trend topic listesi olmuştu.

    Babam gitmiyoruz diye matasyondaki evi kiraya verdiği için denizi ancak
    Evimizin mutfağında asılı büyük fotoğraflı takvimde görür.
    Geceleri rüyamda, Yüzümü sevinçli bir köpek gibi yalayan dalgalar arasında, bata çıka yüzdüğümü Hayal ederek uyur, sabah altı buçukda başımda dikilen babamın

    “kalk işe geç kalacaksın”

    Diyen soğuk ses tonu ile uyanır, annemin bir bardak ılık süt
    ve bir dilim sanayag sürülmüş ekmeğini ayakkabılarımı giyerken yer ve içer, Babamla birlikte besmele ile açacağım dükkanın kapısında babama hayırlı işler diler,
    Kepenk kilitlerini açardim.

    Nihayet çalışma sürem bitmişdi.

    Annem, öğleyin baban seni terzi Fuat abi'nin dükkanında bekliyor deyince şaşırdım.
    Neden dediğimde, “okul için yeni takım elbise diktirecek ben söyledim” dedi.

    Fuat abi'nin dükkanı ulu cami civarında ve uzaktı,
    ilk takım elbisemi de o dikmişti.

    Telaşla evden çıktıgimda annem balkondan sesleniyordu,
    "söyle paçaları beş santim uzun yapsın, sonraki sene kısa olmasın."

    Mavi boyası dökülmüş çift kanatlı tahta kapının ince uzun cam penceresinden görünen,
    saçları kırlaşmış ufak tefek, zayıf ve somurtkan bir adam.

    boynundaki mezura yatarken bile çıkmıyor galiba diye düşündüğüm ,
    sınıf arkadaşım çekingen Neşet' in babası, Fuat amca.

    Önce ceket için omuz ve göğüs ölçüsü, kol ölçüsü aldı,

    Babam daha gelmemişti.

    Selamün aleyküm sesini duyunca babamın geldiğini anladım.
    Kafamı çevirdim hoşgeldin baba dedim.
    sagol oğlum dediğinde
    Fuat amca kollarını kaldır dedi.
    Denileni hemen yaptım,
    Fuat amca önümde diz çöküp dizlerimin yanından
    Bele kadar bacak bel ölçümü aldı,
    Sonra bana kısık sesle bakmadan sordu,

    “Sağ mı yoksa sol mu”.?

    Anlamadım Fuat amca dedim.
    Sıkkın bir yüz ifadesi ile tekrar etti,
    “sag mı , sol mu oğlum'

    Önümde diz çökmüş olan Fuat amcaya aptal aptal bakıyordum,
    Döndüm babama baktım,
    babam tercüman gazetesinde ki Ahmet kabaklı' nın köşe yazısını okuyordu.

    Fuat amca babama döndü,

    ” Ahmet bu çocuk ne yana yatırıyor” dedi.

    Babamda ses yok..

    Ben konuşulanlardan hiç bir şey anlamıyorum.
    Kafamı tekrar döndüm babam kapının önüne çıkmıştı.

    Fuat amca dizleri üzerinde yüzünü bana doğrulttu,

    "evladım pipini sağa mı, yoksa
    Sola mı yatırıyorsun" derken sesi şefkatliydi.

    Ölçüyü ona göre yapacam dedi.

    Utanarak cevap verdim.

    “Benim ki hep ortada durur”



    “Şiiren”
    68 -2 ... nana godi
  • işledikleri günahları allah bilirmiş

    1.
    işledikleri günahları allah bilirmiş

    Senden esen rüzgarlar eşliğinde biraz serin buraları,

    Güneş bile gölgeye çekilmiş,
    Çocuklar parkta gözetimsiz,

    Annelerin ojesiz ellerinde sert kış'a hazırlık şişleri, haroşa.

    Refika menopoza girsem de kurtulsam, ped parasıyla Starbucks' da latte içerim demiş,

    Dudaklarda semahatin kızı nişanı atmış, duydun mu.?

    Oğlan tarafı geri istemiş alpaka gondolu içinde çukulatayı,

    Hümeyra ağlıyormuş,

    Kız bilezikleri vermem demis,

    Oğlunuz kızımı öptü demiş annesi,

    Baba Kahveye çıkmıyor, susmuş hiç konuşmuyormuş,

    Oğlan kızı çıplak görmüş,

    Denizin içinde oynaşmışlar, benim oğlan ablasına söylemiş,

    Meğer hoca nikahı yokmuş,

    işledikleri günahları Allah bilirmiş,

    "Şiiren"
    60 -1 ... nana godi
  • taş olup sustum ruhum adını çağırdı

    1.
    taş olup sustum ruhum adını çağırdı

    (Bir Adana ağıdı)

    1909 yılı Adana Ermenilerinin zorunlu tehciri,
    Giderken öldürülme ihtimaline karşılık kızlarını gelin veren ailelere, kızlarının yaktıkları Ermenice ağıt..

    "Taş olup sustum, ruhum adını çağırdı"

    https://youtu.be/FmmUgU5F34A

    Söz: anonim

    Taş olup sustum
    Ruhum adını çağırdı
    Son saati vuruyordum, ömürde son zamanı
    Kış olup dondum, kalbim yine alev aldı
    Ben ölümü soruyordum, önümde aşk uzandı

    insafa gel al yanına, yaşıyorsam aşk sebebim
    Durmadın yürüdün kanıma dön gel affettim
    Yüreğim ağır ağrısına dayanırsam aşk sebebim
    Ödedim düşeni payıma dön gel affettim

    Savrulup kaldın nerde bulamam izini
    Yokluğundan usandım ne olur duyur sesini

    Bi dilek tuttum yıldızların ışığında
    Sen diye diye avundum gel benim rüyalarıma
    75 -4 ... nana godi
  • hiç söylemedim ama kal

    1.
    hiç söylemedim ama kal

    Uykuma kal..
    .. sevişmeye kal..

    Balkonda yıldızlarla kal..
    Çayımın yanında kal..

    Şarap içerken kal.

    Günaydınım da kal.
    Akşam yemeğinde kal..
    Yüzümdeki gülüş de kal.

    El ele tutuşmalarımda kal..

    Peynirimde ekmek olarak kal..
    Kahvaltıda papatyam olarak kal.

    Benim yüreğimde kal.

    Sabah buse'si ol ve kal .

    Parmaklarımın ucunda kal.
    Beyaz çarşafım üstünde kal.

    Hayatımda kal.

    Tenime değerek kal .
    göğsümün üstünde kal.

    Rakının yanında kavun olarak kal.
    ocağımın harı'n da kal..

    Hep yanımda kal..
    Sana giden adımlarımda kal.

    Yeniden doğuşumda kal.

    Kollarımın arasında kal.

    Sana bakan gözlerimde kal.
    Miss gibi kokan saçlarınla kal.

    Sevdiğim şarkılarda kal.

    Boynumun kenarında kal.

    Duşa girerken yanımda kal.

    Ağzımın tadı olarak kal.
    Kulaklarımda şiir olarak kal

    Hadi. kal.

    Sabahları neşeli gülüşünde kal.
    hüzünlü gecelerin içkisi olarak kal.
    Alev alev yanan tutkum olarak kal.

    sadece kal.

    Hiç söylemedim..ama kal.

    “Şiiren”
    70 -2 ... nana godi
  • uyku mahmuru aşk

    1.
    uyku mahmuru aşk

    Köfte dudaginin üstünde “ahh” uykuya dalsin,

    açık saçık rüyalarda gezinen “efendi” atesim,

    Ben kirli bir camasirim göğsünde yıkadığın,

    mandal yerine “nazenin” dudağını bitistirdigin,

    bir ucundan öbür ucuna gülüşüne astığın..

    Âh efendim, nâzenînim.

    "Şiiren"
    (uyku mahmuru AŞK.)
    55 -2 ... nana godi
  • aşk ekmek gibidir herkese yeter

    1.
    aşk ekmek gibidir herkese yeter

    Saçına bıraktığım papatyalara su içirmeye gelen gelenekler,
    Öfkeli derelere neşe tohumları serperken,
    Etraftaki çıplak kayaların kırmızı gülüşlerini duyar,
    Musa peygamberin asasından çıkan
    "Aşk ekmek gibidir, herkese yeter" şarkısına ;
    gözleri biraz kısarak , uzaklardan yaklaşan,
    Hüznün geleneği şalına ,
    Üşüyen ruhumuzu sarardık..

    Utangaç öpüşlü balıkların gitar resitali eşliğinde kurtlar sofrasında buluşur, politika yapan kokuşmuş tuzların metreslerinden olan
    piçlerin ;
    her absürt soruya verecek cevabı bulunan, platon tavırlı tanrı babalarını hem aşağılar,
    Ve her seferinde yeniden seçerdik.

    Güneş saçlarının arasındaki hamakta yeryüzüne gönderdiğim,

    (Vahyin ilk ayeti) senin içindi.

    "Aşk ekmek gibidir herkese yeter"

    "Şiiren"
    67 -1 ... nana godi
  • tango biraz daha devam etsin

    1.
    Tanım: Arjantin'den dünyaya yayılan aşk'ın ve tutku'nun davranışı (tango)

    -----------------------------------

    tango biraz daha devam etsin

    Uzak çığlıkların sesini gördükçe, yüzümdeki hayretlerin donuklasmasına alışkın olmama yol açan,
    "acı tarifleri"nin çeşidinin bolluğu artık beni şaşırtmıyor.

    içtiğim sigaraların dumanından oluşan heykellere ruh üflediğimde kalıcı olmayacaklarını bilip üzülmüyorum,

    ne kadar kısa sürerse hayalimdeki resim, o kadar az acıyacağını tecrübe edip kendimi savunmayı öğrendim.

    Bu akşam bütün kadınlara seni giydirip seyretmeye başlarken,

    Senin ruhunda başka bir beden görmek istemedigimin farkına varıp, orkestraya birer içki söyledim.

    Aklımın, aklınla dansı hoşuma gitti.

    Bence,

    Tango biraz daha devam etsin..

    "Şiiren"
    65 -2 ... nana godi
  • sözlük aforizmaları

    1.
    romantizmin küflü sokaklarındaki,
    kelepir ikinci el louis yazı masası gibiyim,
    bir eksigim var sanki,
    bir nefes, bir gülümseyen kalem, kahkahalar atan neşeli yazılar yazılacak sıcak bir yüz ifadesi,
    bir tebessümlu bahar dalı gibi,
    oldu mu halle berry bakışlı mahcup tanrıça,
    (geleyim mi,kuytularina bir nefes hayat almaya)
    Ahanda gözümü ölüme terk ettiğimde ki taksim'de toplanan nihavent,
    ola ki,
    "remember, alta gracia" desem de,
    opurtinist işbirlikçi yaftalar hazırdı,
    revizyonizmin pürüzsüz venüs bacaklarında,
    çok zamanlar dizinde sevistigim yengeçlerin kıskacında, ölümüne sevdalarin ürperten çığlıklari,bol feniletilaminli cukulatalarin artan pazar paylariydi,

    raskolnikov öldürürken,zindanda vicdan azabını bana çektiren şeytanlar,

    "Et captiosus"

    minimum maliyet de, maximum fayda yoktur aslında,

    "Şiiren"

    sözlük aforizmaları
    Oscar Harris/alta gracia(the remember/hatırla)
    https://youtu.be/NtDSJn3eXHc
    85 -1 ... nana godi
  • asillerin berberi

    1.
    Bi kahve içerken,

    aynadaki hirpani suratıma baktım,

    Beğenmeyip,

    Asillerin kuaförüne gitmeye karar verdim,

    (Kahve önüne sandalye atıp,pis jiletle on kişiyi tras eden ayak üstü Berberi)

    (Prens miskov nami diğer donsuz şövalye'nin,
    kibar ruhlu Berberi
    "hassas Nihat")

    Eeeee,

    Azize karolina'ya bakımlı gözükmek gerek
    66 ... nana godi
  • laiklik nasıl çöktü

    1.
    Kızlarını, oğullarını yurtiçinde ya da yurtdışında, evrensel düzeyde eğitim veren okullarda okutup kurtardıklarını sananlara kötü bir haberim var.

    O çocuklar o okullardan çıkıp hayata atıldıklarında,
    eğer iş bulabilirlerse,
    Türkiye’de islami bir devletin kuralları içinde çalışacaklar.

    Patron olsalar da uyacaklar,
    çalışan olsalar da işyerlerinde geçerli

    “dini zorunluluklara”.

    Sanmasınlar ki evrensel düzeyde eğitim aldılar diye, kapağı dışarı atıp kendilerini kurtarabilecek o çocuklar...

    Büyük bölümü açıkta kalacak,
    çünkü özgürce yaşanabilen ülkeler zaten kendileri gibi iyi yetişen üçüncü dünya ülkelerinin çocuklarıyla dolu.

    Rekabet zorlu, çünkü 1.5 milyarlık Hindistan gibi ülkelerden daha iyileri çıkıyor, üstelik Müslüman olmayan üçüncü dünya beyinleri daha revaçta.

    8 yıllık eğitimle imam hatip okulları devre dışı bırakıldı diye rahatlayanlar ve üniversitelere türbanlı sokmayarak
    “laiklik”
    kurtuldu sananlar, çok yanılıyorlar.

    Türkiye’de laik cumhuriyet,
    dinciler tarafından tüm kapıları kırılmış,
    en ücra köşelerine kadar işgal edilmiş,
    iş son burcunda göstermelik olarak bırakılan bayrağı indirilmesine kalmış bir kale artık.

    Cumhurbaşkanlığı da değişince, iş bitecek.

    Çok mu karanlık bir tablo çiziyorum?

    Yanılıyorsunuz.

    Eğitimi ele geçiren,
    bir ülkeyi istediği gibi biçimler.

    Dinciler hem bunu başardı,
    hem de sekiz yıllık eğitim kalenin fethini hızlandırmaktan başka işe yaramadı.

    Nasıl mı?

    Zorunlu din dersi, laik bir devletin esasına aykırıdır,
    Türkiye’de tüm ortaöğretimde var. Din dersi,
    laik bir devletin eğitim sisteminde sınav ve derecelendirme ölçüsü olamaz;
    Türkiye’de tüm sınavlarda hem de belirleyici olarak var!

    imam hatip liseleri devre dışı bırakıldı derken, yerlerine binlerce, Fethullahçı okulların benzeri islami kolejler açıldı. Her tarikatın bir eğitim “yuvası” var artık.

    Türkiye’de bir okula karşılık, bir buçuk cami düşüyor.
    Çoğu boş duruyor.
    Ama günün birinde o camilerde yapılacak yeni şeriat devletinin “zoraki” eğitimi;
    zorla doldurulacaklar nasılsa.

    işte tablo bu ve iş bitmiştir.

    laiklik nasıl çöktü

    Çöken laik Cumhuriyettir ve hepimiz altında kalacağız.

    ***

    Yukardaki satırlarım yayımlandığında, 3 Kasım 2002 seçimlerini kazanan AKP iktidarı henüz altı aylıktı!

    Mine Gökçen Kırıkkanat/tarih 27nisan2003

    Hâlâ anlamayanlar var!
    70 -10 ... nana godi
  • erişkinlerde kişilik bozuklukları

    1.
    -sosyal çevre ile birey arasındaki bağlantıların kolay ve yeter ölçüde olması mutluluk verirken,

    Ortam ve koşullarında ani yaşanan değişimler,bireyin uyumunu çatışma ve sürtüşmelere taşıdığında hoşgeldin stress demeyiz,

    Başa çıkmak da güçleşince,

    Abidik gubidik durumlara düşerken, peştamal ile hamamdan kaçan arşimet hâlleri başımıza gelir,

    Bu arşimet hâlleri ele alalım hele:

    1-genetik(babandan sana geçenler,senin anan da dahil)

    -dogum öncesi, doğum anı ve sonrası dahil merkezi sinir sisteminin gelişimini bozan etkenler,

    -cocukluk dönemlerinde hatalı anne,baba ve çocuk ilişkilerinin olması,

    -ruhsal cinsel gelişim dönemlerinde takıntılar, yanlış koşullanma ve öğrenmelerin olması,

    -sosyal yönden,riskli bir aile içinde olunması,

    -anne ve baba yoksunluğu yaşanması,

    Dedik, bakalım neye göre sınıflandırmasıni yapmisiz,

    Dsm 4: başlığı altında(3kume)

    A kümesi-
    Paranoid kişilik bozukluğu,
    Skizotipal kişilik bozukluğu,
    Skizoid kişilik bozukluğu,

    B kümesi-
    Antisosyal kişilik bozukluğu,
    Sınırda kişilik bozukluğu,
    Histrionik kişilik bozukluğu,
    Narsistik kişilik bozukluğu,



    C kümesi-
    Cekingen kişilik bozukluğu,
    Bağımlı kişilik bozukluğu,
    Obsesif kompulsif kişilik bozukluğu,
    Başka türlü adlandırılamiyan kişilik bozukluğu,

    (Ve üzgünüm parasız,tamir etmen
    mümkün değildir)

    erişkinlerde kişilik bozuklukları
    58 -2 ... nana godi
  • nazım hikmet 116 yaşında

    1.
    nazım hikmet 116 yaşında

    Seviyorum seni

    ekmeği tuza banıp yer gibi

    Geceleyin ateşler içinde uyanarak
    ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi

    Ağır posta paketini
    neyin nesi belirsiz
    telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi

    Seviyorum seni

    denizi ilk defa uçakla geçer gibi

    istanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
    içimde kımıldayan birşeyler gibi

    Seviyorum seni

    Yaşıyoruz çok şükür der gibi.

    NAZIM HiKMET
    ......................

    Şiirleri ile büyüdüğümüz,

    Okuyarak kadınlarımızın ruhuna ulaştığımız devrimci şairin

    116. doğum günü.

    (Işıklar içinde uyu.)
    97 -10 ... nana godi
  • ekşi sözlük mü turşu sözlük mü

    1.
    ekşi sözlük mü turşu sözlük mü

    "Bak sana ne diyeceğim"...

    "Yazdığın bu ekşi sitenin patronunun ona buna erişim yasağı koydurmasını içine sindirip tek kelime etmezsen eğer"..

    "Bil ki bir tık kaldı".

    "Ekşi Sözlük’ün adını bundan sonra Turşu Sözlük ilan edeceğim"..
    ...............

    "Tabiatıyla sen de Turşu Sözlük yazarlığına terfi etmiş bozacı şahit haline geleceksin".

    Ertuğrul Özkök
    (Hürriyet gazetesi yazar ve yöneticisi)

    (Hadi cesaret ekşi kullanıcıları)
    59 -2 ... nana godi
  • merhaba ben ibrahim

    1.
    1980 yılı Karlı bir kış ayazı sabahında, ikinci bir eşin ilk erkek çocuğu olarak ağrı' da dünyaya geldiğimde herkesin yüzündeki gülücük bende yoktu.

    Liseden terk ettiğimde Eskişehir'deki babamın marangoz atölyesi bana iyi gelmiş, babamın haftasonu verdiği maasimla kız arkadaşlarımı pastanelere götürebilecek duruma gelmiştim.

    Nazan' la birbirimizi severek evlendim, çocuğumun annesidir..

    Biraz pavyon maceralari yaşayıp pederin paraları iç ettiğimde,

    20 yıl çalıştığım atölyesini elimden aldı.

    Evet.

    Biraz içkiye düşkünlük gibi şeyler var..

    Ama özünde iyi bir insanım.zor durumda olan kadınlara yardım ederim,
    Hayal dünyam geniş ve caliskanim. Belki bir iki tokat atmisligim,
    Kapı önünde içkili olay cikarmisligim vardır.

    Sorarım size hangi kadın cazgirlik yaptığında icinizdeki şiddeti engelleyebiliyorsunuz.

    Varmı engelleyebilen erkek..

    Burada gelmiş ahkam kesiyorsunuz, şuna yazmış, bununla yatmış diye..

    Yapabiliyor, olsaydınız hepiniz yapardınız.

    Bırakın bu ikiyüzlülük maskenizi..

    Şizofren olabilirim,

    Kadınlara inandırıcı yalanlar söyleyebilirim,

    Onların dudaklarının kenarına çiçek dikmek istediğimi yazabilirim,

    Yakışıklı ve uzun boylu olmayabilirim,

    Her gördüğüm kalbi kırık kadına kur yapabilirim,

    Onları çiçeğe ve güzel sözlere bogabilirim,

    Bu uğurda para hesabı yapmayıp,işçilerin parasını lux restoranlarda harcayabilir babamın beni eleştirmesi üzerine, 65 bine aldığım arabayı 40 bine satabilirim.

    Babamın beni kovmasini umursamaz teselliyi başka kadınların göğsünde arayabilirimde,

    Siz sadece üç dört kadınla yetineceğimi nereden çıkardınız..

    Benim yalanlarima kanan kaç kadın var biliyormusunuz sözlükte..

    Benim adım ibrahim....

    Kabul edin ki bu işi iyi yapıyorum.

    Çünkü bir omurgam yok...

    Kimin yarası varsa, ilgiye ihtiyacı varsa ben oradayım.

    Ve bu sözlükte ilgiye ihtiyacı olan o kadar çok kadin var ki..

    Bu yüzden bugün ibrahim olur, yarın baskasi....

    Dert etmeyin..

    Ve unutmayın...benim adım ibrahim....

    Edit: bunun bir projeksiyon ironi olduğunu yazmaya mecbur kaldım..:)

    Çünkü hala anlamayan olduğunu görüyorum..

    (çok yazık..)
    83 -35 ... nana godi
  • halk özel harekat höh ne demek

    1.
    halk özel harekat höh ne demek

    2016 Kasım ayında Trabzon da kuruldu.

    Kurucu -Fatih Kaya

    Meslek -devlet memuru.(657 e tabii)

    Statü -dernek

    Şube. -22 adet

    iddia 1 -suriye Türkmen cephesi tim komutanı.

    iddia 2 -hitler dönemi kahverengi gomlekliler taklitçisi.

    Beyan -"emiri mümin talimat vermedikçe sokağa inmeyiz".

    Emiri mümin: müslümanların halifesi

    Yorum: (Allah belanızı versin)
    65 -2 ... nana godi
  • yeni şeyler getiriyorum