• şiir seven erkek

    121.
    T: bunun kadını da var,

    ________________

    seni anlamak istemiyorum diyen bir kitabı okumaktan vazgectigimi belirttiğim hiç gönderemiyecegim bir sarı zarflı mektuba, hiç yazmayacağım eksik şiirleri bıraktım,
    mutluluk belki üzerinde gezilmemis taze yağan karların görüntüsünü sıcak pencere kenarında korunaklı izlemek diyenlere inat soğuk yüzümü kızartan serpintinin bana şömine ateşini hatirlatmasiydi,
    çok şarap icilmis anıların zemininde hayali şarkılar dinlemeye meyilli kulaklara, sevda yutmuş sözcükler söylerken, kuyudan çıkarılan
    kocaman ciddi bakışlar kızar,
    "siz çocukmusunuz"diye sorardı,
    haklıydı,
    "biz iki küçük çocuktuk"daha,

    "Şiiren"
    32 -7 ... nana godi
  • anın görüntüsü

    33250.
    anın görüntüsü

    ben her gece yarısı başımı yastığa koyduğumda,
    bir kederli sandal kalkar karanlık ayışığında,
    rota bilmeyen dümencisi,
    harita okumayan kaptanın,
    pusulasız seyir defterinden notlarla,
    ben her gece yarısı yüzümde aşklar,
    saçının tellerine isim vererek severim,
    bedenin bedenime değmeden,
    Kokunu özler tenim,her gece yarısı,

    "Şiiren"
    37 -6 ... nana godi
  • tanrı yoktur buyrun ispatı

    27.
    tanrı yoktur buyrun ispatı

    Tanım: iddia eden, ispatla mükelleftir
    (Medeni kanun)
    ------------------------------------

    evdeki sessizliği bozan,
    banyo ve tuvalet sırası için beklerken yapılan kahve sırasında,
    "benim ki az şekerli bol telveli olsun" derken çıkan cılız ses tonumdu,

    evdeki tek erkek olmanın getirdiği hiç bir rahatsızlık yoktu onlar benim halalarımdı ve ben geceden güldüğümuz gibi onlarin elinde büyümüştüm,

    o zamanlar sadece babaannemlerin evinde içinde küçük adamların yürüdüğünü,
    yemek yediklerini ve şarkı söylerken nasıl boylarından büyük ses çıktığına hayret ettiğim yeşil lambası tam yanana kadar düğmesine okşayarak dokunduğum "küçük dünya,"vardı,

    dokunmak ve düğmesini çevirip sabahları içindeki insanlara günaydın demek icin geceden sabırsızlandigim,
    Halamı öperek uyandırıp, ondan açmaya özel izin aldığım,dikkatle ses gelene kadar içerdeki koşuşturmalari dinlemeye çalıştığım,bir düşler akademisi,

    zeki müren'in billur sesli taş plak kayıtları çalarken,
    ev ahalisinin ona duyulan saygıdan ayaklarının ucuna basarak yürüdüğü, sessiz kalarak yaptığı işi bırakıp donup kaldığı, yüzlerindeki mat ifadelerle dalıp uzaklara gittiği anlarda,

    göz kapağı bitiminden inen iki damla'nın, yanaklarımızi yakmasına izin verdiğimiz küçük dünyamız vardı,

    Nereden bilelim, bir tuhaf hayat,

    Çünkü;

    "biz iki küçük çocuktuk"daha
    33 -1 ... nana godi
  • anın görüntüsü

    31972.
    Bir bisiklete on haylazın sırayla bindiği
    on dakikanın su kaynattıği anlarda,
    Elmayı kabuğu soyulmuş ister,
    Bir dilim margarinli ekmeğe tav olur,
    Tehditlere aldırmaz
    Kirazı kulağımıza küpe yapardı ,
    Uslu duracaz diye verdiğimiz sözler,
    Vaatlerimizi unutmuştuk,
    Çünkü,
    "Biz iki küçük çocuktuk"

    Sevdalı sözcüklerin rengi, beyaz zayıf bedenler içinde kargoya verilmez,
    Havadaki uçurtmaların kuyruklarında, maaş baremi yazmaz,
    beyaz yakalı,siyah önlüklü öğrencilerin öyküleri bilinmezdi,
    Siyah çizgili ayıplarimizin, kırmızı utangaçlıkla kaplı sırlar odası,
    saklambaç oynarken girdiğimiz tabutlar kadar korkutucu olmaz dı,
    Çünkü ,
    "Biz iki küçük çocuktuk"

    Odaya kilitlenince,balkondan kaçan şiirler gibi,
    Ağda ile tanışmamış bacaklar,
    Allık vurmamıs yanaklarda,
    Düşlerimiz ,sicacık ekmekler açarken yüzümüzde,
    Ellerimiz toprak kokulu mayalı hamurlarda,
    Nedensiz ve niçinsiz severdik,
    Çünkü,
    "biz iki küçük çocuktuk" daha

    "Şiiren"

    anın görüntüsü
    Fotoğraf Akçapınar yolu
    66 -11 ... nana godi
  • anın görüntüsü

    31612.
    anın görüntüsü

    "AY IŞIĞI"

    Bir nedeni yoktu sarılmamın,
    sıcak denizlere inme kaygısı da degildi belinden tutan ellerim, portakal reçeli de olmazsa aramazdım,
    ispinoz rengi cıvıltısı sesinin peşinde,
    Ay ışığı gösterdim sebepsiz buse'lerime,

    Üzülen tanrının hıçkırıklarına nanik yaptığım anlarda düşerdi, pencereden yağan neşelerim,
    "Biz iki küçük çocuk",
    Siyah beyazlı resimler için beyaz montlar giydirilen,
    Gül memeye baş konulan yaşda,
    Tezek kokulu kadın ayaklarının ojeden habersiz zamanlarında,
    Gaz lambalı evlerden görünen Kızılay ışıklarıydık
    Hiç güneş görmemiş beyaz bedenlerde,
    Ay ışığı gösterdim sebepsiz buse'lerime

    "Şiiren"

    (Fotoğraf Eskişehir)
    56 -4 ... nana godi
  • sevgililer günü

    1146.
    sevgililer günü

    Mutluluk bazen sevgililer günü gecesi,

    doyuran çorbacısında,

    Pide üstü eritme peynirli,

    tuzlama işkembe çorbasından geçer

    (Cemaat aç olan gelsin)
    68 -1 ... nana godi
  • bir sözlük yazarını bir görselle anlat

    189.
    Bir intikam soslu ayna mahruti ayarı değildi,italik harflerle yazılmış sözcüklerin kumsaldaki gölgelenmesi,
    dalgaların uslandıran sarılması demiştim,ilk gördüğüm kocaman gözlerinde,

    biz aşk'a hizmet için ruhumumuzu lilith'in kanatlarıyla sardigimizda talmud daha inmemisti mavi gözlü dünyaya,

    "Biz iki küçük çocuktuk aslında"

    asperger sendromuna rakı içirme terapilerine daha baslanmamis,
    arpanın maya tutmamış sarı saçlarınin rahmine güneş doğmadığında,

    Bir yosunun ayak izlerindeki

    eli ayağı nasırlı kadınlar severdim,
    çıplak bedenlerini örtü yerine öperken,biz küçük çocuktuk daha,

    "Şiiren"

    bir sözlük yazarını bir görselle anlat

    Fotoğraf:akyaka balıkçı iskelesi
    57 -2 ... nana godi
  • sözlük aforizmaları

    1.
    romantizmin küflü sokaklarındaki,
    kelepir ikinci el louis yazı masası gibiyim,
    bir eksigim var sanki,
    bir nefes, bir gülümseyen kalem, kahkahalar atan neşeli yazılar yazılacak sıcak bir yüz ifadesi,
    bir tebessümlu bahar dalı gibi,
    oldu mu halle berry bakışlı mahcup tanrıça,
    (geleyim mi,kuytularina bir nefes hayat almaya)
    Ahanda gözümü ölüme terk ettiğimde ki taksim'de toplanan nihavent,ola ki"remember,alta gracia"desem de, opurtinist işbirlikçi yaftalar hazırdı,
    revizyonizmin pürüzsüz venüs bacaklarında,
    çok zamanlar dizinde sevistigim yengeçlerin kıskacında, ölümüne sevdalarin ürperten çığlıklari,bol feniletilaminli cukulatalarin artan pazar paylariydi,

    raskolnikov öldürürken,zindanda vicdan azabını bana çektiren şeytanlar,

    "Et captiosus"

    minimum maliyet de, maximum fayda yoktur aslında,

    "Şiiren"

    sözlük aforizmaları
    Oscar Harris/alta gracia(the remember/hatırla)
    https://youtu.be/NtDSJn3eXHc
    59 -1 ... nana godi
  • anın görüntüsü

    31191.
    anın görüntüsü

    her ay eski foça ya gider,
    serin ege rüzgarının kokusuyla ,
    anason tadını,dimagimda buluşturmanın
    hazzını ,
    geçmiş aşkların anılar gecitinde,
    geriye yaslanarak izlemeye alıştırdım kendimi.

    bazen beyaz şarapla başlar,
    Orhan Veli'nin Mahçup şiirlerini okur,
    neşet ertaş tan uzak sevda türküleri dinlerim,
    bazen peynir ve kavunla seyrederim
    geriye bakarken geçen yılları,
    boğazımi yakan rakı acıtır ruhumu aslında,

    her acı'da eski acı'larim gelir göğsüme,
    hepsinin yeri ayrıdır oysa.

    foça ayrılıkların başkentidir,
    gözünden sızan bir damla kırağı,
    her yudumladigim rakı yalnızlığında,

    "Şiiren"

    Fotoğraf:eski Foça sahil yolu
    65 -5 ... nana godi
  • gezi parkında akabeli bir yazarı üzmek

    1.
    gezi parkında akabeli bir yazarı üzmek

    Sil gözünün yaşını,

    cumhuriyet açıyor her yerinde,

    ilk defa değil,

    "Atatürk devrimleri" derinliğinde
    55 -5 ... nana godi
  • bir yosunun ayak izleri

    1.
    (sesim bir fısıltı gibidir,sessiz akşam saatlerinde meydana çıkan gece papatyalarina)

    Her sevda bir hüzünlü veda başlangıcı mı, imkansız aşklar senfonisinde ki, aynı kutuya girmeyen iki enstrüman gibi,

    Yoksa sonbaharın vurduğu aynı daldaki yere farklı zamanlarda düşen sarımsı yalnız yaprak mı,

    Aynı damardan aynı zamanlarda kopan, yanmaya hazır kömür tanesi mi,

    Ayrı ayrı yere düşen farklı kar taneleri el ele tutuşurken, şarkı söyler mi buğulu gözlerle,

    Deniz'in,ufka öpücük vermeden küstüğü vuslat bozkırlarında,

    ayrılık denizlerinde, aracı düş perileri sokak lambaları gezdirirmi,

    Ufkun aşığı yakamoz vuran,soyunmuş ay'lar altındaki mor menekşelere,

    Biz iki küçük çocuktuk aslında,

    "Şiiren"

    bir yosunun ayak izleri

    (Fotoğraf azmak çayı/akyaka)
    48 -4 ... nana godi
  • asillerin berberi

    1.
    Bi kahve içerken,

    aynadaki hirpani suratıma baktım,

    Beğenmeyip,

    Asillerin kuaförüne gitmeye karar verdim,

    (Kahve önüne sandalye atıp,pis jiletle on kişiyi tras eden ayak üstü Berberi)

    (Prens miskov nami diğer donsuz şövalye'nin,
    kibar ruhlu Berberi
    "hassas Nihat")

    Eeeee,

    Azize karolina'ya bakımlı gözükmek gerek
    49 ... nana godi
  • anın görüntüsü

    30973.
    Benden yana bakan gündüz düşlerimin içinde gördüm sanki,

    Bir yanın bahar giyinmiş, sarı kasımpatı
    Bir yanın yalnız zehirli zambak beyazı,

    Tenin bir başak yalazı,
    Boynundan dudağına cizdigim izler,uzun öpücük patikalariydi,

    Bir dalda aynı yapraktık,
    Ben sol diyez,
    Sen si bemol,

    Ayrı zamanlarda düşerdi ağaçtan şarkımız,

    "Şiiren"
    54 -1 ... nana godi
  • laiklik nasıl çöktü

    1.
    Kızlarını, oğullarını yurtiçinde ya da yurtdışında, evrensel düzeyde eğitim veren okullarda okutup kurtardıklarını sananlara kötü bir haberim var.

    O çocuklar o okullardan çıkıp hayata atıldıklarında,
    eğer iş bulabilirlerse,
    Türkiye’de islami bir devletin kuralları içinde çalışacaklar.

    Patron olsalar da uyacaklar,
    çalışan olsalar da işyerlerinde geçerli

    “dini zorunluluklara”.

    Sanmasınlar ki evrensel düzeyde eğitim aldılar diye, kapağı dışarı atıp kendilerini kurtarabilecek o çocuklar...

    Büyük bölümü açıkta kalacak,
    çünkü özgürce yaşanabilen ülkeler zaten kendileri gibi iyi yetişen üçüncü dünya ülkelerinin çocuklarıyla dolu.

    Rekabet zorlu, çünkü 1.5 milyarlık Hindistan gibi ülkelerden daha iyileri çıkıyor, üstelik Müslüman olmayan üçüncü dünya beyinleri daha revaçta.

    8 yıllık eğitimle imam hatip okulları devre dışı bırakıldı diye rahatlayanlar ve üniversitelere türbanlı sokmayarak
    “laiklik”
    kurtuldu sananlar, çok yanılıyorlar.

    Türkiye’de laik cumhuriyet,
    dinciler tarafından tüm kapıları kırılmış,
    en ücra köşelerine kadar işgal edilmiş,
    iş son burcunda göstermelik olarak bırakılan bayrağı indirilmesine kalmış bir kale artık.

    Cumhurbaşkanlığı da değişince, iş bitecek.

    Çok mu karanlık bir tablo çiziyorum?

    Yanılıyorsunuz.

    Eğitimi ele geçiren,
    bir ülkeyi istediği gibi biçimler.

    Dinciler hem bunu başardı,
    hem de sekiz yıllık eğitim kalenin fethini hızlandırmaktan başka işe yaramadı.

    Nasıl mı?

    Zorunlu din dersi, laik bir devletin esasına aykırıdır,
    Türkiye’de tüm ortaöğretimde var. Din dersi,
    laik bir devletin eğitim sisteminde sınav ve derecelendirme ölçüsü olamaz;
    Türkiye’de tüm sınavlarda hem de belirleyici olarak var!

    imam hatip liseleri devre dışı bırakıldı derken, yerlerine binlerce, Fethullahçı okulların benzeri islami kolejler açıldı. Her tarikatın bir eğitim “yuvası” var artık.

    Türkiye’de bir okula karşılık, bir buçuk cami düşüyor.
    Çoğu boş duruyor.
    Ama günün birinde o camilerde yapılacak yeni şeriat devletinin “zoraki” eğitimi;
    zorla doldurulacaklar nasılsa.

    işte tablo bu ve iş bitmiştir.

    laiklik nasıl çöktü

    Çöken laik Cumhuriyettir ve hepimiz altında kalacağız.

    ***

    Yukardaki satırlarım yayımlandığında, 3 Kasım 2002 seçimlerini kazanan AKP iktidarı henüz altı aylıktı!

    Mine Gökçen Kırıkkanat/tarih 27nisan2003

    Hâlâ anlamayanlar var!
    54 -8 ... nana godi
  • erişkinlerde kişilik bozuklukları

    1.
    -sosyal çevre ile birey arasındaki bağlantıların kolay ve yeter ölçüde olması mutluluk verirken,

    Ortam ve koşullarında ani yaşanan değişimler,bireyin uyumunu çatışma ve sürtüşmelere taşıdığında hoşgeldin stress demeyiz,

    Başa çıkmak da güçleşince,

    Abidik gubidik durumlara düşerken, peştamal ile hamamdan kaçan arşimet hâlleri başımıza gelir,

    Bu arşimet hâlleri ele alalım hele:

    1-genetik(babandan sana geçenler,senin anan da dahil)

    -dogum öncesi, doğum anı ve sonrası dahil merkezi sinir sisteminin gelişimini bozan etkenler,

    -cocukluk dönemlerinde hatalı anne,baba ve çocuk ilişkilerinin olması,

    -ruhsal cinsel gelişim dönemlerinde takıntılar, yanlış koşullanma ve öğrenmelerin olması,

    -sosyal yönden,riskli bir aile içinde olunması,

    -anne ve baba yoksunluğu yaşanması,

    Dedik, bakalım neye göre sınıflandırmasıni yapmisiz,

    Dsm 4: başlığı altında(3kume)

    A kümesi-
    Paranoid kişilik bozukluğu,
    Skizotipal kişilik bozukluğu,
    Skizoid kişilik bozukluğu,

    B kümesi-
    Antisosyal kişilik bozukluğu,
    Sınırda kişilik bozukluğu,
    Histrionik kişilik bozukluğu,
    Narsistik kişilik bozukluğu,



    C kümesi-
    Cekingen kişilik bozukluğu,
    Bağımlı kişilik bozukluğu,
    Obsesif kompulsif kişilik bozukluğu,
    Başka türlü adlandırılamiyan kişilik bozukluğu,

    (Ve üzgünüm parasız,tamir etmen
    mümkün değildir)

    erişkinlerde kişilik bozuklukları
    45 -2 ... nana godi
  • anın görüntüsü

    30523.
    anın görüntüsü

    Gökova / Akbük' de kahve keyfî zamanı..

    Beklerim efendim.
    88 -3 ... nana godi
  • nazım hikmet 116 yaşında

    1.
    nazım hikmet 116 yaşında

    Seviyorum seni

    ekmeği tuza banıp yer gibi

    Geceleyin ateşler içinde uyanarak
    ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi

    Ağır posta paketini
    neyin nesi belirsiz
    telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi

    Seviyorum seni

    denizi ilk defa uçakla geçer gibi

    istanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
    içimde kımıldayan birşeyler gibi

    Seviyorum seni

    Yaşıyoruz çok şükür der gibi.

    NAZIM HiKMET
    ......................

    Şiirleri ile büyüdüğümüz,

    Okuyarak kadınlarımızın ruhuna ulaştığımız devrimci şairin

    116. doğum günü.

    (Işıklar içinde uyu.)
    84 -9 ... nana godi
  • ekşi sözlük mü turşu sözlük mü

    1.
    ekşi sözlük mü turşu sözlük mü

    "Bak sana ne diyeceğim"...

    "Yazdığın bu ekşi sitenin patronunun ona buna erişim yasağı koydurmasını içine sindirip tek kelime etmezsen eğer"..

    "Bil ki bir tık kaldı".

    "Ekşi Sözlük’ün adını bundan sonra Turşu Sözlük ilan edeceğim"..
    ...............

    "Tabiatıyla sen de Turşu Sözlük yazarlığına terfi etmiş bozacı şahit haline geleceksin".

    Ertuğrul Özkök
    (Hürriyet gazetesi yazar ve yöneticisi)

    (Hadi cesaret ekşi kullanıcıları)
    48 -2 ... nana godi
  • devlet bahçeli

    8173.
    8 Nisan 2014 tarihinde;

    "ister AKP'li, ister MHP'li, ister CHP'li olsun her vatandaş cumhurbaşkanı olabilir ama ne var ki Recep Tayyip Erdoğan'dan olamaz.

    Milletin terazisi bu sıkleti çekmez.

    Villalara balya balya dolar yığandan,

    paraları sıfırlarken haysiyetini de sıfırlayandan cumhurbaşkanı olmaz.

    TSK'ya kumpas kurandan başkomutan olmaz.

    Milliyetçiliği ayaklar altına alan bir inkarcıdan cumhurbaşkanı olmaz, olamayacaktır.

    iki yanlıştan bir doğru çıkmaz.

    Tekeden süt çıkmaz,

    suda ateş yanmaz.

    Recep Tayyip Erdoğan'dan da cumhurbaşkanı olmaz"

    diyen ,

    Doktor Devlet Bahçeli'yi defansa veya kaleye almak ona yapılacak büyük bir haksızlık olur.

    (Barcelona) Valverde'ye naçizane tavsiyem;

    "defansta heba etme.

    Santrafor arkası oynat.

    Çok kıvrak dar alanda çok iyi çalım atıyor!..

    Ama bonservisi Liverpool'da, size çok pahalıya mal olabilir.

    Benden söylemesi!..

    inanmazsanız, Cenk Tosun'a sorun..

    (Ahmet takan)
    devlet bahçeli

    Yorum: VALLAA COOK GÜLERiZ, ARKa bahçeye...
    52 -3 ... nana godi
  • anın görüntüsü

    30316.
    anın görüntüsü

    - yüzümde taze gülücüklerim var,
    - gecenin ilk neşeli sigarasi nazlı nazlı tütüyor, 
    - içimdeki evin taş ocağında, ateş başında ısınan kedi gibi hayallerim.
    - yanımdan ayrılma, bugün lunaparkta korku tüneline gidelim, sen sıkı sıkı yapış koluma,
    -pembe pamuk şeker alalım birer çubuk,
    boynumda prensesligini ilan et, halka açıkla bugün.
    - sarhoş kokularla, dolaşalım midemizde kelebekler kahvaltidayken,

    - elini hiç çekme, gözlerin ruhumda yürürken,
    - güne bir gülücük at, benden yana zıplayarak gelen.
    - ben yanağına, yanak sıcaklığımı bırakırken,
    -sicak yatağında , soğuk nefesim ve bedenimle,
    -atesler içinde suya dönüşen poseidon'um.
    -vururken bakışların dalgalı sularımda,
    Ben, içindeki ritmin metronomuyum.

    "Şiiren"

    (Akşamın neşeli endorfin sesi..haydi kahve içmeye..)

    Yer: Gökova, gün batımı.
    55 -5 ... nana godi
  • yeni şeyler getiriyorum